| İngilizce ifade | Türkçe okunuşu | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| Is everything cover included. | iz evritink kavır inkıludıt | Herşey fiyata dahil mi? |
| The food was excellent. | dı fuut vaz eksılınt | Yemekler harikaydı. |
| My compliments to the chef. | may campliment to dı şef | İltifatlarım aşçıya. |
| I liked it very much. | ay layk it veri maç | Bunu çok sevdim. |
| We were very satisfied. | vi vör veri setisfayt | Biz çok memnun kaldık. |
| The food is cold. | dı fuut iz kolt | Yemek soğuk. |
| This is not my order. | dis iz nat may ordır | Bu benim siparişim değiş. |
| Have forgotten my wine? | hev yu forgattın may vayn | Benim şarabımı unuttunuz mu? |
| Please get the manager. | pıliis get dı menıcır | Lütfen müdürü çağırın. |
| Please take it back. | piliis teyk it bek | Lütfen bunu geri alınız. |
| I’d like to pay! | ayvd layk tu pey | Ben ödemek isterim! |
| All on the same bill, please. | oll on dı seym bil piliiz | Hepsini bir hesapta alın lütfen. |
| Seperate bills please. | sepıreyt bilz piliiz | Ayrı hesaplar lütfen.(Ayrı ayrı, alman usülü) |
| I’d like a receipt, please. | ayvd layk e risaypt piliiz | Fiş, fatura alabilirmiyim lütfen. |
| Can I pay by credit card? | ken ay pey bay kıredit kart | Kredi kartı ile ödeyebilirmiyim? |
| That’s right. | dets rayt | Tamam, sorun yok. |
| The bill seems wrong to me. | dı bil siimz rong tu mi | Hesapta bir yanlışlık görüyorum sanki. |
| I didn’t have that. | ay didınt hev det | Ben bunu almadım. |
| refuse | refüyz | Geri çevirmek, refüze etmek, reddetmek |
| thirst | törst | susamak |
| glass | gıles | bardak |
| hair | heyır | saç |
| hunger | hungıa | açlık |
